Tarihçi Heredot, Mısır için Nil’in bir armağanıdır der. Gerçekten de Nil Nehri olmasaydı eğer bugün Mısır diye ne bir ülke olurdu ne de göz kamaştıran Firavunlar dönemine ait tarihi eserleri ve piramitleri olurdu. Her tarafı çöl olan bu kadim topraklar Nil Nehri ile adeta hayat bulmuştur. Ülkeyi bir baştan bir başa kat eden bu nehir, çölünde ortasında yaşanabilir uzun bir vadi oluşturmuş.

Uzun yıllar Mısır’da tur liderliği yapmış biri olarak, malum olaylardan dolayı Mısır’dan uzak kalmıştım. Yıllar sonra Gezgin Tayfa ile 10 Mart 2017 de tekrar gitme imkanım oldu. Böylece Mısır hakkında en taze gözlemlerimi bu yazıda sizlere sunma fırsatım da oldu. Mısır hava yolları tarifeli uçuşu ile bir Cuma akşamı Kahire hava limanına indik. Oldukça düzgün ve seri olan hava limanında pasaport kontrollerinden sonra Giza piramitlerinin hemen yanı başındaki otelimize hareket ettik. Mısırda hemen her yerde güvenlik gündelik yaşamın bir parçası. Otobüsümüz otel girişinde eğitimli köpeklerle kontrol edildi. Bu kontroller bütün müzelerde ve otellerde rutin bir işlem olarak uygulanmaktadır.

Gezgin Tayfa için hazırladığım bu tur programı ile Mısır’ı dolu dolu ve bir gezgin tadında 10 günlüğüne dolaşma imkanımız oldu. İlk iki günümüz Kahire’yi keşfetmekle geçti. İlk gün Antik Mısır’ın Eski Krallık döneminde yaklaşık M.Ö 2600-2500 yıllarında inşa edilmiş birer anıt mezar olan meşhur piramitleri gezdik. Öğleden sonra ise Kahire ulusal müzesini gezdik. İkinci günümüzde ise eski Kahire’de bulunan Kale, Mehmet Ali Paşa Camisi, Hristiyan mahallesindeki Kıpti Asma Kilise ve Müslüman mahallesinde bulunan El Ezher camii ve ünlü Han El Halili çarşılarını keşfettik.
Kahire’yi maalesef bu sefer biraz fazla bakımsız buldum. Anlaşılan son yıllardaki olaylar ve iktidar mücadeleleri ülkeyi biraz hırpalamış. Yinede Mısır sağlam bir şekilde ayakta ve geleceğe güvenle yürümekte kararlı bir ülke izlenimi uyandırdı bende. Bizde artık pek olmayan batılı turist grupları da Mısır’a gelmeye başlamış.

Kahire’de geçirdiğimiz iki günün ardından yataklı gece treni ile Luxor kentine hareket ettik. Ertesi sabah da Luxor’a vardık. Mısır’daki yataklı treni merak edenler içinde şunu söyleyebilirim, bizdeki Kars’a giden Doğu Ekspresi ile benzer standartda, her ne kadar eski vagonlar olsa da yataklar düzgün ve temiz. Akşam yemeği ve kahvaltı kabine servis ediliyor. Trenle seyahat etmek başlı başına bir deneyim olduğu için biz Gezgin Tayfa olarak treni tercih ettik. Yoksa uçak ile de gidilebilir. Luxor varışımızda tren istasyonundan, adeta yüzen bir 5 yıldızlı otel olan Gemimize geçtik. Gemi hakkında bilgilendirme ve kısa bir dinlenmeden sonra Karnak tapınağına bu sefer atlı faytonlar ile gittik. Karnak tapınağı eski Mısır tapınakları arasında en büyük olanıdır. Öğleden sonra ise Luxor çarşısını keşfe çıktık.

Luxor kenti Nil nehrinin doğu yakasındadır. Firavunlar döneminde Nil’in batı yakası hep ölüler ülkesi olarak algılandığından dolayı mezarlıklar Nil’in batı yakasında inşa edilmişler. Sabah erken saatte tekne ile nehrin karşısına geçtikten sonra eşeklerle Krallar vadisine gittik. Şüphesiz otobüs ile gitmek çok daha rahat, fakat biz Gezgin Tayfa olarak farklı bir yoldan ve deneyimle, eşek sırtında gitmek istedik. Hem böylece köylerin ve tarlaların arasından ilerleyerek, Nil vadisi boyunca yerel hayatı daha yakından görmüş olduk.

Krallar vadisi ve tarihteki tek kadın Firavun olan Hatshepsut tarafından inşa edilmiş olan tapınağı ziyaret ettikten sonra Gemimizin konforuna geri döndük. Nil nehri boyunca daha güneye Aswan’a doğru 3 gün gemi ile yaptığımız yolculuk boyunca Nil vadisinin harikulade manzarasının yanında Edfu ve Kom Ombo tapınaklarını ziyaret ettik. Aswan’da ise II. Ramses tarafından inşa edilmiş olan devasa Abu Simbel tapınağı ve Büyük İskender sonrası Ptolemaik döneme ait Philae tapınağını gezdik. Aswan’da yapılacak bir başka şey ise geleneksel yelkenli tekneler olan feluka ile bir gezintiye çıkmak.Ayrıca Nil nehrinde küçük bir ada olan botanik bahçesi de farklı tropikal bitki ve ağaç çeşitlerini görmek için gezilebilir.

 

Uzun bir aradan sonra, Mısır bütün tarihsel ihtişamı ve zamana meydan okuyan gelenek ve görenekleri ile kapılarını yeniden gezginlere açmış, keşfedilmeyi bekliyor.

Arif Yaşa

Arif Yaşa

20 yıldır rehberlik yapıyorum ve üniversite yıllarımdan beri seyahat ediyorum. Bir yerden başka bir yere beni götüren şey ise merak!

Tüm yazıları ->

Gezgin blog’dan haber almaya ne dersiniz?
E-mailinizi bırakın, yazılarımızı size ulaştıralım.

Başka Bir Tanzanya

Ailece bu seyahate karar vermeden önce oldukça fazla araştırma yapmıştık. 1 yıl önceki Güney Afrika ve Svaziland turundan tadı damağımızda kalan Afrika’yı daha fazla görmek ve daha iyi yaşamak için...

Türkiye’nin En Güzel 4 Mavi Yolculuk Rotası

Guleti bilen bilir. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarına özgü ahşap teknedir. Önceleri ulaşım ve balıkçılıkta kullanılsa da, 1950’lerden itibaren Halikarnas Balıkçısı’nın öncülüğünde, aralarında Azra...
Kayaköy, Fethiye

Kayaköy, Geçmişin Ruhu

Kayaköy, bir zamanlar Anadolu’nun zengin, renkli kültür mozaiğinden geriye kalmış anıtsal bir harabedir artık. Belki geleceği kurgularken Kayaköy’ün kulağımıza...
istanbul turu, semt turu, beyoğlu turu

Cafer Baba Kulesi (Zindan Han)

Galata Köprüsü üzerinde yine anlamsız bir şekilde trafiğe yakalandığınızda eğer Haliç’in iç tarafına doğru bakarsanız Turyol iskeleleri arkasında, Eminönü otobüs durakları yanında bulunan pembe bir...
anadolu köyleri, ege'nin köyleri, akdeniz köyleri

Keşfedilmeyi bekleyen 5 köy

1 – Yeşilyurt Köyü Kaz dağlarının oksijeni, Ege’nin serinliği Yıllar sonra Troya’yı etkileyecek, tarihin ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Kaz dağlarının eteklerine gizlenmiş olan Yeşilyurt Köyü...

Evden Çıkmadan Gezebileceğiniz 10 Müze

Coronalı günlerimizde evimizde oturuyor olmamız gezmeye ara vermemize neden olamaz. Sizler için evinizden çıkmadan gezebileceğiniz 10 müze üzerine bir yazı hazırladık (evden hazırladık, ofis...
afrodisias

Güzelliğin ve Tutkunun Şehri Aphrodisias

Aphrodisias, adı üstünde güzelliğin ve aşkın Tanrıçasına adanmış antik bir şehirdir. Günümüzde Aydın iline bağlı Karacasu ilçesinin Geyre beldesindedir. Antik dönemde burası, Karia ülkesinin...
athena tapınağı, assos

Bir Hafta Sonu Kaçamağı, Assos

Assos aslında buranın antik adı, Osmanlı döneminden günümüze kadar ise Behramkale Köyü olarak bilinmektedir. Yeni köy eski köyün biraz aşağısında ve betonlaşmadan başka bir şey değil. Asıl hazine,...

Üsküdar, Bir Yürüyüşün Ardından!

Üsküdar, Boğazın Anadolu yakasında günde milyon insanın transit geçtiği bir yer. Hemen herkesin iskelesine uğramışlığı vardır. İskelenin ötesinde bambaşka bir Üsküdar var. Osmanlı döneminde Valide...
Halloween, Cadılar Bayramı

Halloween: ”Cadılar Bayramı”

Eğer Avrupa ya da Amerika’daysanız ve bir gece vakti dışarı çıktığınızdan etrafta çok fazla (en azından her zamankinden fazla ? ) vampir, zombi, kurt adam, hayalet, cin ve korku filmi karakterleri...

Gezgin Tayfa'ya Katılın!

Turlarımız ve kampanyalarımız hakkında bilgi almak ister misiniz? E-posta adresinizi bırakın, size ulaşalım.

Katıldığınız için teşekkür ederiz!

Pin It on Pinterest

Share This

Keşfettikçe paylaşalım!

Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmaya ne dersiniz?

WhatsApp chat