Tam Kaş’a olan duygularımı nasıl anlatayım derken Candan Erçetin dedi ki; beni özlüyormuşsun, öyle diyorlar…
Amacım Türkiye’nin en güzel dalış noktası olan Kaş’a gidip dalmaktı. Sonunda kalbim Kaş’ta kalarak geri döndüm.
Antalya Kaş
Kaş’a yaklaşık 15 saatlik otobüs yolculuğundan sonra vardım. Uçak ile gitmeyi tercih ederseniz de Antalya veya Dalaman üzerinden gidebilirsiniz. Garajdan taksiye binip konaklama için tercih ettiğim Likya Otel’e gittim. Kaş’ta konaklama için pek çok alternatif var. Kaldığım otelin terasından bakınca Meis Adası tam karşınızda… Sol tarafta Limanağzı koyu, sağ tarafta Kaş’ın buğulu görüntüsü…Otelin önünden, yani Küçük Çakıl plajından denize girebiliyorsunuz. Akşamüzeri askeriyenin önünden geçip meydana geldiğimde sevimli bir sahil kasabasıyla karşı karşıyaydım. Sağda barlar, solda liman ve içeri doğru giren minik sevimli kasaba… Sonra Nautilius Diving’in yerini buldum. Ertesi gün için dalış planını yaptıktan sonra otele döndüm. Terasta gün batımına karşı yemeğimi yedikten sonra yol yorgunluğu ve ertesi günkü dalışın hayaliyle odama geçtim…
Antalya Kaş
Sabah terasta kahvaltımı yapıp mis gibi Türk kahvemi içtikten sonra dalış heyecanıyla tekneye gittim. Yavaş yavaş dalıcılar gelmeye başladı. Herkes gelince Kaş’ın kendi gibi minik limanından çıkarak ilk dalış noktamıza doğru açıldık… Kaş’ın özelliği dalış noktalarına 15-20 dakikada ulaşılması. İlk daldığımız yer Kanyon’du. Dalmadan önce meşhur dünya tatlısı Biber Hoca ile tanıştım. Kaş’ta dalmış olanlar onu bilir. Tekne personeli sayesinde hem çok rahat ettim, hem de çok keyifli dalışlar yaptım. Yaklaşık 30 defa dalmış olmama rağmen dalış öncesi güvenlik kurallarının tekrar üstünden geçtik. Dalışta mutlaka bir partneriniz (body deniyor) olması gerektiğinden üzerinizdeki malzemenin kendiniz ve beraber dalacağınız kişi tarafından kontrol edilmesi, hava kontrolü, suyun altındaki işaretleşmeleri tekrarladık.
Antalya Kaş
Hele “Kanyon” isimli dalış noktası yok mu! Özel bir anlatımı kesinlikle hak ediyor.

Kanyon’da dalış…

Teknenin altından dalış başladı. Yüzerken sağ tarafınızda bir duvar beliriyor ve Kanyon’a giriyorsunuz. Önce Kanyon’un içinden yüzdüm. Sanki uçuyordum. Geri geri yüzerek Kanyon’a bir de öyle baktım. O ne güzel bir mavilik, o ne güzel bir görüntü anlatılmaz yaşanır. Sonra mağaraya girdik. Kanyon’un bitiminde bir de üstüne pamuk batığı gözükmez mi? Bir dalıcı için en güzel manzaralardan biri. Batığa doğru yavaşça inip, çevresini dolaştıktan sonra dönüşe geçtik. Çıktığımda mutluluktan ağlayacaktım. Mavinin huzuru, denizin güzelliği, Kanyon’un büyüsü hepsi bir aradaydı…

Sonra Neptün ve Oasis’e birer dalış yaptık.

Gelelim Kaş günlerine…

Akşam dalışlardan sonra keyifli sohbetler eşliğinde yemek, devamında da meydandaki Mavi Bar’da bir bira içerek geceye adım atabilirsiniz. Açıkçası kaldığım otelde yemek yediğim için ilçedeki restoranlar hakkında çok bilgi sahibi değilim. Kısa bir yürüyüşle çok keyifli yerler keşfedeceğinizden eminim.

Kaş’ın çevresini keşfetmek isterseniz günübirlik tekne turlarıyla Kekova’ya gidebilirsiniz. Kekova’da deniz, tarih hepsi bir arada kompakt bir şekilde tadını çıkarabilirsiniz. Kekova’da teknenin yanına kayıkla gelip size yiyecek, incik, boncuk satmak isteyen teyzeler size ilginç gelebilir.

Antalya Kaş
Antalya Kaş
Kaputaş plajı, Kalkan ve Demre de birer alternatif olabilir. Kaputaş plajının maviliği inanılmaz! Demre’de Noel Baba kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Kaputaş Plajı
Buralara karadan gitmeyi tercih ederseniz de böyle harika yol manzaralarıyla sıklıkla karşılaşıyorsunuz.
Antalya Kaş Yolu
Kaş… Öyle bir yer ki sanki kitaplardan alınmış ve oraya konmuş. Sen burada kal Kaş denmiş. Bir prototipsin sen. Kal burada ve insanlar gelsin sevsin seni. Çok sevenler, senden kopamayanlar, hep seninle olmak isteyenler kalsın koynunda ya da her sene gelip görsün seni.

Sakin sevimli iddiasız ama çekici bir kasaba Kaş. Sadelik güzeldir ama sadelik aynı zamanda da zordur tezimi doğrulayan bir yer Kaş. Evet buradayım, duruyorum, güzelim biliyorum diyordu. Yanında kalmanın yürek istediği bir kadın gibi Kaş. Güneşten teni yanmış. İnce askılı sade pamuklu bir elbise giymiş. Boynuna boncuklar takmış. Ayağında sandalet. Saçları ıslak, omzundan aşağı dökülüyor. Parfümü; şampuanının kokusu. Uzaktan salınıyor.

Yine geleceğim Kaş, yine geleceğim seni görmeye. Belki geldiğimde omzuna bir şal almış olursun kim bilir?

Antalya Kaş Gün Batımı
Eğer gün batımı için gidecekseniz, öğleden sonra gün batımından 6-7 saat önce hareket etmeniz lazım. Yukarıda bahsettiğim geziye bir program olarak tersinden başlamanız lazım. Nemrut dağının zirvesine ulaştığınızda mutlaka doğu terasını görecek kadar zamanınız olsun.
Burcu Oylan

Burcu Oylan

Dünyaya geldiği gün başlayan öğrenme merakıyla, okuyarak gezmeye, gezdiği yerler hakkında okumaya ve paylaşmak için yazmaya devam ediyor.

Tüm yazıları ->

Gezgin blog’dan haber almaya ne dersiniz?
E-mailinizi bırakın, yazılarımızı size ulaştıralım.

Xantos anfi tiyatro

Fethiye’den Antalya’ya: Antik Likya Yolu

Bellerofon ve kanatlı at Pegasus’un ülkesi Antik Likya Antik Likya bölgesi, günümüzde Fethiye ve Antalya arasındaki dağlık kıyı bölgesi idi. Antik kaynaklar, Likyalı’ların onurlarına son derece...
Halloween, Cadılar Bayramı

Halloween: ”Cadılar Bayramı”

Eğer Avrupa ya da Amerika’daysanız ve bir gece vakti dışarı çıktığınızdan etrafta çok fazla (en azından her zamankinden fazla ? ) vampir, zombi, kurt adam, hayalet, cin ve korku filmi karakterleri...
istanbul turu, semt turu, beyoğlu turu

Cafer Baba Kulesi (Zindan Han)

Galata Köprüsü üzerinde yine anlamsız bir şekilde trafiğe yakalandığınızda eğer Haliç’in iç tarafına doğru bakarsanız Turyol iskeleleri arkasında, Eminönü otobüs durakları yanında bulunan pembe bir...
Hırvatistan

Split, Bir Hırvatistan Kaçamağı

Tarih’in doğa ve masmavi Adriyatik deniziyle iç içe geçtiği, bir yarımada üzerine kurulmuş olan Split, başkent Zagreb’e yaklaşık 400 km. uzaklıkta. Dalmaçya’nın incisi bu muhteşem şehir kesinlikle...
Kayaköy, Fethiye

Kayaköy, Geçmişin Ruhu

Kayaköy, bir zamanlar Anadolu’nun zengin, renkli kültür mozaiğinden geriye kalmış anıtsal bir harabedir artık. Belki geleceği kurgularken Kayaköy’ün kulağımıza...
Siyah beyaz yüzler

Renkli Ülkenin Siyah Beyaz Yüzleri

Siyah beyaz (SB) fotoğrafları severim. Şu an kaynağını hatırlayamadığım bir yerde okumuştum; siyah beyaz fotoğraf kitabını okumak, renkli fotoğraf ise filmini seyretmektir. Her kareyi SB...
Güzelçamlı

Çivit Mavi-Sarı Sıcak; Güzelçamlı

“Dağlarından Yağ, Ovalarından Bal Akan Şehir” Evliya Çelebi “Doğa ve insanlardır aslında, Dünyayı baştan beri anlamlı kılan.” Bu çok sıradan ve çarpıcı olmayan bir cümle baktığımız da. Ama öyle...
egenin pazarları

Ege’nin 8 Pazarı

Sebzenin meyvenin en tazesine, köylünün emekçisinin göz nurlarına bu pazarda ulaşılır. El emeğidir her şey, hiçbir şey dışarıdan gelmemiştir.  İşte Ege’nin kekik kokan 8 pazarı: 1) Tire Pazarı: Salı...
istanbul turu, semt turu, beyoğlu turu

Bozdoğan Su Kemeri ve Civarı

1. Konstantin yani Büyük Konstantin tarafından yapımına başlansa da imparator Valens tarafından bitirildiği için Valens su kemeri olarak bilinir (M.S. 4.yy). İstanbullu değilim ama küçük yaşlarımdan...
Haremden boğaz

Üsküdar, Bir Yürüyüşün Ardından!

Üsküdar, Boğazın Anadolu yakasında günde milyon insanın transit geçtiği bir yer. Hemen herkesin iskelesine uğramışlığı vardır. İskelenin ötesinde bambaşka bir Üsküdar var. Osmanlı döneminde Valide...
Gezgin Tayfa Logo

Gezgin Tayfa'ya Katılın!

Turlarımız ve kampanyalarımız hakkında bilgi almak ister misiniz? E-posta adresinizi bırakın, size ulaşalım.

Katıldığınız için teşekkür ederiz!

Pin It on Pinterest

Share This

Keşfettikçe paylaşalım!

Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmaya ne dersiniz?

WhatsApp chat