Sebzenin meyvenin en tazesine, köylünün emekçisinin göz nurlarına bu pazarda ulaşılır. El emeğidir her şey, hiçbir şey dışarıdan gelmemiştir.  İşte Ege’nin kekik kokan 8 pazarı:

1) Tire Pazarı: Salı günleri
Pazarın Yeri

Aslında Tire’de bir iki gün kalsanız yine de az olur. Gerçek bir Anadolu kasabası. Cumbalı eski Osmanlı evleri arasında dolaşırken keçe imal eden dükkânlara, semerci ustalarına, yorgancılara, helvacılara ve artık büyük şehirlerde göremeyeceğiniz, benim çocukluğumun dükkanlarına rastlayabilirsiniz. Pazarı ise sanırım Türkiye’nin en büyük pazarı. Tire denilince akla ot gelir. Pazarda bölge otlarının, meyve ve sebzelerinin yanı sıra çok büyük bir kıyafet bölümü de bulunuyor. Zeytinyağları ve özellikle peynir çeşitleri tadına bakabileceğiniz için sizi biraz oyalar. Ama karnınızı burada doyurmayın bence. Aşağıda hazır buraya kadar gelmişken gidebileceğiniz restoranları bulabilirsiniz.

Restoranlar: Hacıoğlu şehir içinde Tire köftecisi için en iyi yer. Şehir dışında da Kaplan Restoran ve belediyenin bir işletmesi olan Toptepe Restoran serin serin yemek yiyebileceğiniz yerler. Keşkek, yerel ot kavurmaları, kabak çiçeği dolması, Girit kabağı salatası, tandır ve lor peyniri tatlısı buraların meşhur tatları. Bu yemeklerin üstüne de Ayazma Derekahve’de bir kahve içmelisiniz ya da bir bardak buz gibi dut şurubu.

2) Alaçatı Pazarı: Cumartesi günleri
Pazarın Yeri

İzmir’in köy ve kasabalarının meyve ve sebze üreticilerinin mallarını satmak için geldiği Alaçatı Pazar 1994’ten bu yana her Cumartesi şehir merkezinde (Şehitlik Caddesi) kuruluyor. Yaklaşık 15 bin kişinin ziyaret ettiği bu Alaçatı pazarı aslında çok ucuz bir pazar değil (gerçi Alaçatı’da ne ucuz ki) ama köylülerin direk bağ bahçelerinden gelen ürünler kaliteli. Sadece meyve, sebze değil tekstil ürünleri, ayakkabılar, kumaş, perdelikler, keten yatak örtüleri, aksesuar ve plaj gereçleri de var Alaçatı pazarında.

İlgileniyorsanız Alaçatı Antika dükkanlarını da mutlaka gezmelisiniz. Eskiden Pazaryeri Camii etrafında kurulan bir antika pazarı vardı ama buralar hep kafe oldu. Şimdi Alaçatı içinde dolaşırken karşınıza çıkacak antika dükkanları kesinlikle özel bir ilgi hak ediyor.

Cumartesi’yi kaçırırsanız Perşembe Ilıca Pazarı, Pazarları da Çeşme Pazarı var.

3) Ayvalık Pazarı: Perşembe günleri
Pazarın Yeri

Yine civar köy ve kasabalardan gelen meyve ve sebzelerin, otların ama özellikle zeytinyağı ve zeytin çeşitlerinin bol olduğu bir pazar. Ayvalık Pazarı bölgenin büyük pazarlarından. Midilli Adası’ndan gelenler bile var. Hatta Yunanistan’ı kriz vurunca bu Pazar bile etkilenmişti. Yunanlı komşularımız sayesinde esnaf Yunancayı da sökmüş biraz. Perşembe gününe denk gelirseniz mevsimine göre deniz börülcesi, kabacık (küçük kabak), bamya, çilek, börülce ve kabak çiçeği mutlaka alınmalı. Büyük değil ama tekstil bölümü var.

Hazır buradayken eski Rum evlerinin gölgesinde pazarı gezdikten sonra Palabahce kahvehanesinde koruk suyu için, Darbuka Kardeşler’de bir Ayvalık tostu yiyin ya da ufak bir balık olan papalina ile Ege’ye karşı soğuk bir bira. Artık size kalmış.

4) Sığacık Pazarı – Pazar Günleri
Pazarın Yeri

Pazar günleri Sığacık Kalesi içerisindeki sokaklara kurulan bu pazarın en önemli özelliği kasaba halinden ürünlerin pazara sokulmaması. Burada satılan ürünler doğrudan üreticiden pazara alışveriş yapmaya gelenlere ulaşan taze ürünler. Diğer bir özelliği de pazarda tezgâh açmış teyzelerin evlerinde onca emek ile yapmış olduğu börekleri, baklavaları, sarmaları, kurabiyeleri, reçelleri ve turşuları burada satıyor olmaları. Zaten bu pazara kadınlar pazarı veya üretici pazarı da deniliyor. Eğer sıcaktan bunalırsanız ferahlamak için mandalina kolonyası bire bir. Yok, bir şeyler içmem lazım diyorsanız ev yapımı limonata ve ya kaktüs şerbeti deneyebilirsiniz.

5) Fethiye Pazarı – Salı günleri
Pazarın Yeri

Turistin bol olduğu zamanlarda Marmaris’ten, Dalyan’dan, Kalkan’dan, Kaş’tan sadece bu pazarı gezmek için turlar düzenlenirdi. Yerel kıyafetleri ile köylerinde ürettikleri ürünleri buraya satmaya gelen çiftçi teyzeleri görmek, ev yapımı börekleri, sarmaları yemek onlar için eşsiz bir deneyimdi. Gerçi çoğumuz için öyle. Pazara gelince, büyük bir pazar, 2-3 saat geçirebilirsiniz. Direk üreticiden müşteriye gelmiş taze meyveler, sebzeler ve yöresel otlar, Akdeniz’in tepelerinden toplanmış kekik, ada çayı ve daha nice ürünler burada sizi bekliyor.

Burada bir iki restoran önerim olacak size. Balık için şehir içindeki balık pazarına gitmelisiniz. Tezgahlardan istediğiniz deniz ürününü seçip yine aynı mekanda olan restoranların birine aldığınız pişirtebiliyorsunuz. Burada Osman Restoran tavsiye edebilirim. Pişirme parası kişi başı 12 TL ve bu ücrete sıcacık sarımsaklı ekmek ve çok güzel bir yeşil salata dahil. Yine balık pazarının yanında bulunan sebze halinin içinde baharatçılar kısmında çok iyi bir çağ kebapçı var. Adı Cezayir Usta. Ama saat 14.00 gibi et bitiyor. O yüzden erken gitmeniz lazım. Yine Fethiye içinde Meğri Restoran da ev yemekleri yiyebileceğiniz bir yer.

6) Urla Sanat ve Antika Pazarı – Pazar günleri
Pazarın Yeri

Her ayın son Pazar’ı diye başlanıp yoğun ilgiden dolayı her Pazar’a dönen ve tam anlamı ile isminin hakkını veren bir sokak pazarı. Ama bugün (10.08.2016) yaptığım telefon konuşmasında bu pazarın sokakta belediyenin yaptığı çalışmadan dolayı bu yıl açılmayacağını öğrendim. Hatta sokaktaki bazı dükkânlar bile açmamış bu yaz. Çalışmanın Aralık sonu gibi biteceğini öngörüyorlar. Eminim tadilat sonrası iki katlı Rum evlerinin gölgesinde gezeceğiniz antika ve el emeği sanat ürünleri tezgâhlarından büyük keyif alacaksınız.

7) Bozburun – Salı Günleri
Pazarın Yeri

Bozburun her şeyin sonu. Bir kere yolun bittiği yer. Buradan sonra tekne ile devam etmeniz gerek (kimilerinin “daha iyi” dediğini duyar gibiyim). Sonra, stresinizin biteceği yer. Şehir aceleciliğinden, kavgasından, dövüşünden kurtulup tekrar kendinizi bulabileceğiniz bir yer. Gürültü kelimesini burada olduğunuz sürece lugatınızdan çıkaracağınız bir yer. Ama Salı günleri farklı. Salı burada pazar günüdür. Köylerden gelen üretici teyzeler, amcalar gururla sunar ürünlerini. Yine en taze meyveyi, sebzeyi, yöresel otları bulacaksınız burada. Ama buralar balı ile meşhur aslında. Çam ve kekik balını mutlaka denemeniz lazım. Sonra zaten alırsınız. Ayrıca badem, kekik ve ada çayı da bu pazarı farklı kılan ürünlerden.

8) Yalıkavak – Perşembe Günleri
Pazarın Yeri

İşte gerçek bir pazar. Tam 50 yıldır her Perşembe açıldığı söylenir. Yarımadanın bence en iyi pazarı Yalıkavak Pazarı. Turistlerinde rağbet ettiği bu pazarda gıdanın yanı sıra tekstil (bölge halkı bez pazarı der), hediyelik eşya ve takı tezgâhları da var. Yine Ege’nin otları, kurutulmuş sebzeler, ev reçelleri ve teyzelerin elleri ile yaptığı sarmalar, dolmalar, börekler ve gözlemeler bu pazarı farklı kılan lezzetler.

Yarımadanın diğer pazarları: Bodrum (meyve,sebze) Perşembe ve Cuma , Bodrum (tekstil ) Salı, Gümbet Pazar, Bitez Perşembe, Ortakent Çarşamba, Turgutreis Cumartesi, Türkbükü Pazartesi

Erkan Karaköse

Erkan Karaköse

1999’dan beri geziyorum. Hiç gezemezsem en azından çıkıp mahallede bir dolaşırım.

Tüm yazıları ->

Gezgin blog’dan haber almaya ne dersiniz?
E-mailinizi bırakın, yazılarımızı size ulaştıralım.

marsilya anıları

Marsilya Güncesi

Benim Marsilya’ya gidişim biraz mecburiyetten oldu, iyi ki de olmuş. Sonrasında ertelemek zorunda olduğum bir Paris seyahati için Fransa’dan aldığım vizenin ilk girişinin Fransa olmasının iyi...
mısırı turu

Nil Nehrinin Ülkesi, Mısır

Tarihçi Heredot, Mısır için Nil’in bir armağanıdır der. Gerçekten de Nil Nehri olmasaydı eğer bugün Mısır diye ne bir ülke olurdu ne de göz kamaştıran Firavunlar dönemine ait tarihi eserleri ve...
iyonya turu

Filozofların İzinde Antik İyonya

Antik İyonya bölgesi, günümüz İzmir ve Aydın illerinin Ege sahil kesimini kapsayan bir bölge ve Anadolu’daki ilk Grek kültürünü barındırıyor. Tarihte zengin bir arkeolojik miras bırakan 12 İyon...
selanik, yunanistan turu

En Manzaralı İstanbul Kaçamağı

Bir günlük hafta sonu kaçamağı yapalım dedik. İstanbul zaten hafta sonu kaçamakları için zengin bir kent. Peki, nereye gidelim? Boğazın en ucuna gidelim bu kez: Rumelifeneri. Biz biraz yolu uzatıp,...

Renkli Ülkenin Siyah Beyaz Yüzleri

Siyah beyaz (SB) fotoğrafları severim. Şu an kaynağını hatırlayamadığım bir yerde okumuştum; siyah beyaz fotoğraf kitabını okumak, renkli fotoğraf ise filmini seyretmektir. Her kareyi SB...
küba

Onurlu ve Dikbaşlı İnsanların Ülkesi: Küba

Havana Notları “Aman Amerika girmeden, her şeyi mahvetmeden Küba’yı görün.” “Aman turistikleşmeden orijinal halini mutlaka yaşayın.” O kadar duydum ki bunu çevremden, “hadi len, gidelim bari dedim.”...
Ramazan

Ramazan Lezzetleri

Eski zamanlarda ramazan ayında yeme içme işine daha büyük bir önem verilirken, günümüzde bu kadim tatlar yavaş yavaş yeniden hakkettiği değeri görmeye başlıyor. Özellikle ülkenin nerede ise her...
sinop

Anadolu’nun en Kuzey Ucu: Sinop

Aslında her şey 23.11.1976’da başladı. Dünyaya geldim ve merak etmeye başladım. Her şeyi merak ediyordum. Sürekli “bu ne, niçin, neden” sorularıyla başlayan cümleler kurardım. Bir yay burcu olarak...
kapadokya balon

Kapadokya’da Gün Doğumunda

Kapadokya gezimizi bu sefer biraz farklı tasarladık. Arkadaşlarıma verdiğim söz ile yola çıktık ve bu sefer başka bir Kapadokya göstermeliydim onlara. 90’lı yıllarda Üniversite dönemim burda geçtiği...
athena tapınağı, assos

Bir Hafta Sonu Kaçamağı, Assos

Assos aslında buranın antik adı, Osmanlı döneminden günümüze kadar ise Behramkale Köyü olarak bilinmektedir. Yeni köy eski köyün biraz aşağısında ve betonlaşmadan başka bir şey değil. Asıl hazine,...

Pin It on Pinterest

Share This

Keşfettikçe paylaşalım!

Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmaya ne dersiniz?