Kayaköy, bir zamanlar Anadolu’nun zengin, renkli kültür mozaiğinden geriye kalmış anıtsal bir harabedir artık. Belki geleceği kurgularken Kayaköy’ün kulağımıza fısıldayacağı şeyler vardır geçmişe dair.

Artık çatıları, pencereleri ve kapıları uçmuş, duvardaki boyalar ve resimler yok olmuş, sararmış viran bir yer olarak, dar sokaklarında, kapı aralarında dolaştığınızda sizi geçmişin ruhu hiç yalnız bırakmıyor.

1.Dünya Savaşına kadar Anadolu hep çok dinli, çok dilli bir kültür mozaiği olagelmiştir. Anadolu’nun bu ince ve kırılgan ruhu Cihan Harbinin zor ve haşin koşullarına maalesef dayanamamış, kültür mozaiği rüzgarda savrulan kül misali darmadağın olmuştur. Bu kültürel kırılmanın zirvesi ise Türkiye ve Yunanistan arasında icra edilen, büyük mübadeledir. İşte bugün bir hayalet köy olan Kayaköy 1923 yılında yapılan mübadele döneminde Rum Ortodoks sakinleri tarafından terk edilmek zorunda bırakılmıştır.

Kayaköy , Muğla ilinin Fethiye ilçesinin yaklaşık 8 km güneyinde dağlık bir yerde harabeleri ile ziyaretçileri çeken ilginç bir yerdir. Antik dönemde Likya bölgesinde bir şehir olarak Lebessos olarak biliniyordu. Sonraki dönemlerde Rum sakinleri tarafından ise Karmylassos ve Livissi diye anılacaktı. Her ne kadar tarihi 5000 yıl öncesine kadar gitse de Kayaköy günümüzde antik bir kenten çok hayalet bir kasaba gibi duruyor. Artık çatıları, pencereleri ve kapıları uçmuş, duvardaki boyalar, resimler yok olmuş, sararmış viran bir yer olarak, dar sokaklarında, kapı aralarında dolaştığınızda sizi geçmişin ruhu hiç yalnız bırakmıyor. Nedense Kayaköy’ü her dolaştığımda tarifi imkansız bir duygu ve hissiyat ile dolup taşıyorum. Kayaköy, bir zamanlar Anadolu’nun zengin, renkli kültür mozaiğinden geriye kalmış anıtsal bir harabedir artık. Belki geleceği kurgularken Kayaköy’ün kulağımıza fısıldayacağı şeyler vardır geçmişe dair.

Yaz aylarında Fethiye’den Kayaköy’e her yarım saatte bir kalkan minibüsler mevcut. Daha maceralı bir yol denemek isteyenler için Fethiye’den Kayaköy’e doğru tırmanan eski bir katır yolundan doğanın içinden yaklaşık 3 saat yürüyerek de gidilebilir. Kayaköy, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir açık hava müzesi olduğu için girişte ya bilet alarak yada müze kart ile giriş yapabilirsiniz. Sayısız virane evlerin arasından dar sokaklarından yukarı tepeye doğru gittiğinizde sizi büyük kilise karşılayacaktır. Kayaköy’deki en önemli mimari yapıdır. Sağa doğru aşağı doğru yürüyerek yol üstü eski taş evler, şapellerden sonra düzlüğe indiğinizde ikinci bir kilise daha görebilirsiniz. Evlerin yapıları ve anıtsal boyutlardaki kiliseler bir zamanlar bir kasaba büyüklüğünde olan bu köyün oldukça varlıklı, kültürlü ve sosyal bir yerleşim yeri olduğu izlenimini rahatlıkla vermektedir. Her ne kadar kıyıdan uzak ve verimli tarım topraklarından mahrum bir yer olsa da Kayaköy’ün Rum sakinleri eğitimli ve varlıklı kişilerdi. İzmir ile sıkı bağları vardı. Ticaret ve eğitim için İzmir şehri ile sürekli bir ilişki halinde idiler. Yine, deniz ticareti ile uğraşan aileler sayesinde de köy oldukça kalkınmış bir yerdi.

Kayaköy’ün aşağı taraflarında cafe ve restaurantlar ve gözleme yapan yerler mevcut.Eğer bir tur dışında kendi başınıza ziyaret ediyorsanız sabah yarım gününüzü köyü gezmeye ve öğleden sonrasını ise Kayaköy’den Ölüdeniz’e muhteşem bir deniz ve doğa manzarası eşliğin yaklaşık 2,5 saat süren bir yürüyüşe ayırmanızı tavsiye ederim. Tepedeki kiliseden işaretli yolu takip ederek Kayaköy/Ölüdeniz patikasını rahatlıkla bulabilirsiniz. Yorgun bir günün ardından kendinizi Ölüdeniz’in harika kumsalı ve serin suları ile ödüllendirmek gibisi yoktur!

Not: Yürüyüş yapmak isteyen gezginler için aşağıdaki tavsiyeleri dikkate almaları önerilir.
Mümkünse Fethiye/Kayaköy, Kayaköy/Ölüdeniz yürüyüşlerini en az 2 kişi olarak yapın. Yanınıza en az bir büyük şişe su ve enerji veren, kuru bozulmayan gıda alın. Terlik ve sandalet yerine arazi koşullarına dayanıklı, yürüyüş ayakkabısı veya ayak bileklerini destekleyen bot ile yürüyün. Her bir yürüyüş yaklaşık 2.5 – 3 saat sürmektedir. Mutlaka sizi güneşten koruyacak bir şapkanız olsun. Yaz ayları çok sıcak olabilmektedir. Bu yüzden sabah saatlerini tercih edin.

Arif Yaşa

Arif Yaşa

20 yıldır rehberlik yapıyorum ve üniversite yıllarımdan beri seyahat ediyorum. Bir yerden başka bir yere beni götüren şey ise merak!

Tüm yazıları ->

Gezgin blog’dan haber almaya ne dersiniz?
E-mailinizi bırakın, yazılarımızı size ulaştıralım.

istanbul turu, semt turu, beyoğlu turu

Bozdoğan Su Kemeri ve Civarı

1. Konstantin yani Büyük Konstantin tarafından yapımına başlansa da imparator Valens tarafından bitirildiği için Valens su kemeri olarak bilinir (M.S. 4.yy). İstanbullu değilim ama küçük yaşlarımdan...
lavantalar tarlaları

Mor Rüyadan Mavi Sulara; Isparta – Burdur

Lavanta, Mor Rüyaya yolculuk dedik ve düştük yollara… Cuma gece yarısından sonra başladığımız yolculuğumuz bizi sabah saatlerinde lavanta tarlalarıyla ünlü Isparta’nın Kuyucak Köyüne ulaştırdı. Daha...
selanik, yunanistan turu

En Manzaralı İstanbul Kaçamağı

Bir günlük hafta sonu kaçamağı yapalım dedik. İstanbul zaten hafta sonu kaçamakları için zengin bir kent. Peki, nereye gidelim? Boğazın en ucuna gidelim bu kez: Rumelifeneri. Biz biraz yolu uzatıp,...
trakya bağ rotası

Trakya Bağ Rotası

Trakya, Türkiye’nin Avrupa’sı olmasına rağmen pek fazla bilinmeyen ya da bahsedilmeyen bir yer gibi gelmiştir bana hep. O yüzden bir hafta sonu arkadaşım Erkan ile beraber yola çıkarak, Trakyayı...
selanik, yunanistan turu

Başka Bir Selanik

Selanik -ya da Yunanistan’daki adıyla Thessaloniki– Kuzey Yunanistan’da, Makedonya bölgesinde bir kent. Atina’dan sonra Yunanistan’ın ikinci büyük kenti. Mustafa Kemal’in doğduğu yer olması...

Balkanların Kalbinde Bir Kadim Kent: Belgrad

Belgrad. Yani beyaz şehir. Tam 44 kez savaşlar nedeniyle yakılıp yıkılan ve her seferinde kendi küllerinden doğan 7000 yıllık kadim kent. Tuna’yı biliriz hepimiz. Orta Avrupa’da geçmediği ülke,...

Erzurum, Bir Doğu Hikayesi

Evliya Çelebi gezi anılarından oluşan Seyahatname isimli kitabında Erzurum hakkında şöyle der “Erzurum o kadar soğuk ki kışın bir kedi, bir damdan diğer dama atladığında havada donup kalıyor”...

Kars; Memleketin En Doğusu

Yıllar önce küçük ince bir kitap okumuştum. “Erzurum’a Yolculuk” adında bir kitaptı. Rusya’nın ünlü şairi Puşkin’in yazdığı bu anı kitap Rus Osmanlı savaşının cephe gerisini ve Kars şehrini de...
Ramazan

Ramazan Lezzetleri

Eski zamanlarda ramazan ayında yeme içme işine daha büyük bir önem verilirken, günümüzde bu kadim tatlar yavaş yavaş yeniden hakkettiği değeri görmeye başlıyor. Özellikle ülkenin nerede ise her...

Çivit Mavi-Sarı Sıcak; Güzelçamlı

“Dağlarından Yağ, Ovalarından Bal Akan Şehir” Evliya Çelebi “Doğa ve insanlardır aslında, Dünyayı baştan beri anlamlı kılan.” Bu çok sıradan ve çarpıcı olmayan bir cümle baktığımız da. Ama öyle...

Pin It on Pinterest

Share This

Keşfettikçe paylaşalım!

Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmaya ne dersiniz?