Antik İyonya bölgesi, günümüz İzmir ve Aydın illerinin Ege sahil kesimini kapsayan bir bölge ve Anadolu’daki ilk Grek kültürünü barındırıyor.

Tarihte zengin bir arkeolojik miras bırakan 12 İyon şehir devleti ile bilinir. Bunların en ünlüleri ve iyi korunmuş olanları Efes, Priene, Miletos ve Apollo tapınağı ile Anadolu’nun kehanet merkezi olan Didyma olarak başı çekerler. Mimarlık, felsefe ve bilimde oldukça ileri olan İyon medeniyeti, antik dünyanın 7 harikasından biri olan Efes Artemis tapınağını inşa etmiş bir uygarlıktır.

Türkiye’nin zengin arkeolojik mirasının önemli bir bölümünü barındıran bu antik ülke, hem geride bıraktığı mimari kalıntılar hemde doğası ile beni her zaman büyülemiştir. Elbette Efes en iyi korunmuş antik şehir olarak milyonlarca turist çekmesinin yanında, İyonya coğrafyası, dört bir yana, adeta birer gizli hazine gibi dağılmış çok sayıda arkeolojik kalıntı ve ören yeri ile zengin bir bölgedir. Hem arkeologlar hemde gezginler için adeta bir cennet diyebilirim.

Bir turist rehberi olarak sayısız kez hem tur gruplarımla hem de bir gezgin olarak bu bölgeyi değişik şekilde dolaştım. Konforlu araçlardan, dağ yürüyüşlerine ve bisiklet turlarına kadar farklı tarzlarda İyonya’yı keşfetme ve yaşama imkanı buldum. Doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları için oldukça uygun bir bölge. Hafta sonu için kaçılacak ve harika zaman geçirilebilecek bir yer. İstanbul ve Ankara’dan her gün uçaklar mevcut. Halen ara ara İstanbul’dan kaçmak için gittiğim bir yer burası. Kısaca size belli başlı görülecek yerleri bu kısa yazıya sığdırmaya çalışacağım.

Efes en iyi korunmuş kalıntılara sahip İyon şehridir. Henüz görmedi iseniz mutlaka görmeniz gereken bir yer bence. Genellikle geziye yukarı kapıdan başlayarak, aşağı kapıda bitirmenizi tavsiye ederim. Yoğun turist sezonunda sakinlik arıyorsanız, öğleden sonra gezmenizi tavsiye ederim. Uzman bir rehber eşliğinde gezmek, size antik Grek ve Roma dünyasının farklı detay ve kültürünü anlatması açısından çok yardımcı olacaktır. Yamaç evlerini kaçırmayın derim. Adeta Efeslilerin günlük yaşamına açılan bir kapı gibi. Efes’in en anıtsal yapısı Selsus kütüphanesidir. Bir zamanlar 12 bin civarında tomar şeklinde parşömen kitaba ev sahipliği yapmış bir yer. Günümüzde yeniden restorasyon ile ayağa kaldırılan ön cephe, antik Roma mimarisinin şaheserlerindendir. Efes şehri, dinamik bir felsefi sistemi ilk kuran ve her şeyin çatışmadan çıktığını ileri süren filozof Herakleitos’un memleketidir de. Herakleitos’tan geriye kalan en ünlü fragman ise şudur. ‘‘Hiç bir insan aynı nehri iki kez geçemez, zira ne nehir ne de insan aynıdır’’.

Priene sırtını, bir dağ yamacına vermiş ve antik zamanlarda Ege denizinin bir parçası olan, günümüz Menderes ovasına bakar. Antik dönemlerde bir liman kenti idi. Günümüzde ise deniz kıyısından yaklaşık 16 km içeridedir. Şehrin koruyucu tanrısı Athena’nın tapınak kalıntıları ve İyon düzenindeki sütunlar hoş bir görüntü katmaktadır bu ören yerine. Antik tiyatrosu da oldukça iyi durumdadır. Priene, tarihte ızgara planı olarak bilinen şehir planlamasının ilk uygulandığı yer olarak bilinir. İyonya’nın Miletos şehrinde doğan şehir planlamacısı Hippodamus’un geliştirdiği ızgara planı, günümüz şehir planlamacılığının da temelini oluşturmaktadır.

Miletos İyonya’nın 12 şehir devletinin en önemlilerinin başında gelir. Miletos Okulu olarak bilinen önemli bir felsefe okuluna ev sahipliği yapmış bu şehir, dünya bilim tarihine önemli katkıları olmuştur. Çoğunluğu M.Ö 6. Yüzyılda yaşamış ve doğacılar olarak da bilinen filozoflar arasında en bilinenleri, M.Ö 580 yılında tarihte ilk güneş tutulmasını hesaplamış olan Thales’in yanısıra, Anaksimenes, Anaksimendros olarak bilinir. Günümüzde Miletos Antik şehri, Anadolu turlarında gezginlerin önemli uğrak yerlerinden birisi ve höyüklü bir tepeye sırtını vermiş Roma döneminden kalma tiyatrosu ile ziyaretçilerini karşılar. Kalıntılar sulak bir bölgenin kıyısına dağılmış ve bazı yapılar nispeten suya veya bataklığa gömülmüş şekilde duruyor. Roma İmaparatoru Marcus Aurelius döneminde yapılan ve eşi İmparatoriçe Genç Faustina’ya ithaf edilmiş olan Roma hamamı da görülmesi gereken yapıların başında gelir. İskender öncesi klasik Grek döneminde, Miletos’u önemli bir dini merkez olan Didyma’ya bağlayan kutsal bir yol mevcuttu. Kehanetin merkezi olan Didyma Apollo tapınağına hacıların bu kutsal yoldan gittikleri rivayet edilir.

Didyma bugünkü Didim diye bildiğimiz yerdir. Antik dönemde, M.Ö 580 yılında inşa edilen tapınak, Roma dönemine kadar Anadolu’da kehanet merkezi olmuş en önemli kült merkezlerinden birisi idi. İnsanlar, kendi kaderlerine dair bir ipucu, bir ışık yakalayabilmek için buraya akın akın gelirlerdi. Beraberinde değişik gıda ürünlerinden değerli metaller olan gümüş ve altın gibi hediyeler getirirlerdi. Kehanet, hep bir Apollo rahibesi tarafından verilirdi ziyaretçilere. İyon düzeninde yivli sütunları ile Didyma halen olağanüstü bir yer.

Arif Yaşa

Arif Yaşa

20 yıldır rehberlik yapıyorum ve üniversite yıllarımdan beri seyahat ediyorum. Bir yerden başka bir yere beni götüren şey ise merak!

Tüm yazıları ->

Gezgin blog’dan haber almaya ne dersiniz?
E-mailinizi bırakın, yazılarımızı size ulaştıralım.

iyonya turu

Filozofların İzinde Antik İyonya

Antik İyonya bölgesi, günümüz İzmir ve Aydın illerinin Ege sahil kesimini kapsayan bir bölge ve Anadolu’daki ilk Grek kültürünü barındırıyor. Tarihte zengin bir arkeolojik miras bırakan 12 İyon...
istanbul

Kılıç Ali Paşa Camii

Yine trafik sıkışıklığında pek farketmediğimiz yapılardandır. Bunda da önündeki koca duvarın etkisi vardır aslında. Mimar Sinan eserlerinden olan Kılıç Ali Paşa Camii tramvayın Tophane durağına...
anadolu köyleri, ege'nin köyleri, akdeniz köyleri

Keşfedilmeyi bekleyen 5 köy

1 – Yeşilyurt Köyü: Kaz dağlarının oksijeni, Ege’nin serinliği Yıllar sonra Troya’yı etkileyecek, tarihin ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Kaz dağlarının eteklerine gizlenmiş olan Yeşilyurt Köyü...

Gizemli Myammar

Aslında bu isim birçoğumuza hala çok tanıdık değil. Çünkü biz onu yıllarca hep “Burma” veya “Birmanya” diye bildik. Ancak 1989 da mevcut askeri yönetim ülkenin adını değiştirmeye karar verdi ve...
athena tapınağı, assos

Bir Hafta Sonu Kaçamağı, Assos

Assos aslında buranın antik adı, Osmanlı döneminden günümüze kadar ise Behramkale Köyü olarak bilinmektedir. Yeni köy eski köyün biraz aşağısında ve betonlaşmadan başka bir şey değil. Asıl hazine,...
marsilya anıları

Marsilya Güncesi

Benim Marsilya’ya gidişim biraz mecburiyetten oldu, iyi ki de olmuş. Sonrasında ertelemek zorunda olduğum bir Paris seyahati için Fransa’dan aldığım vizenin ilk girişinin Fransa olmasının iyi...
afrodisias

Güzelliğin ve Tutkunun Şehri Aphrodisias

Aphrodisias, adı üstünde güzelliğin ve aşkın Tanrıçasına adanmış antik bir şehirdir. Günümüzde Aydın iline bağlı Karacasu ilçesinin Geyre beldesindedir. Antik dönemde burası, Karia ülkesinin...

Türkiye’nin En Güzel 4 Mavi Yolculuk Rotası

Guleti bilen bilir. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarına özgü ahşap teknedir. Önceleri ulaşım ve balıkçılıkta kullanılsa da, 1950’lerden itibaren Halikarnas Balıkçısı’nın öncülüğünde, aralarında Azra...
kapadokya turu

Tutkumun Peşinden : Kapadokya

Bir tutkudur gezmek. Bazen bir merak, bazen bir söz tetikler insanı ve gidersin…Bu sefer de öyle oldu. Kendimi yine yollarda buldum. En son 4 yaşındayken gördüğüm Kapadokya’ya günübirlik de olsa...

Kars; Memleketin En Doğusu

Yıllar önce küçük ince bir kitap okumuştum. “Erzurum’a Yolculuk” adında bir kitaptı. Rusya’nın ünlü şairi Puşkin’in yazdığı bu anı kitap Rus Osmanlı savaşının cephe gerisini ve Kars şehrini de...

Pin It on Pinterest

Share This

Keşfettikçe paylaşalım!

Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmaya ne dersiniz?